
Hayatı Güzelleştirmek
Her gün nerdeyse 24 saat boyunca sosyal medyanın çöp bilgileriyle bombalanıyoruz. Ancak şunu da unutmamak gerekir ki acı ve stres hayatın kaçınılmaz bir parçası. Asıl amacımız daimi olarak pozitif kalabilme çabasından ziyade psikolojik dayanıklılığımızı arttırmak olmalı. Peki, bunu nasıl yapabiliriz? Kendi hayatınızın kontrolünü ele geçirmek, sizi ve çevrenizdekileri gülümsetecek, pozitif enerjiyi yaymak için birçok denenmiş ve gerçek yöntem var.
1) Bir egzersiz rutininiz olsun
Duymaktan bıkmış olabilirsiniz ama bu bir gerçek. Her şeyden önce, düzenli egzersiz yapmak depresyon ve anksiyete (kaygı) gibi birçok yaygın psikolojik rahatsızlığa yardımcı olabileceğine dair çok sayıda kanıt vardır. Egzersiz, alzheimer ve demans gibi yaşlanma ile gelen rahatsızlıkları gidermeye bile yardımcı olabilir. Bunu bir rutin haline getirdiğinizde olaylara daha pozitif bakabilmeniz için harika bir tutum geliştirmiş olursunuz.
2) Mindfulness (Bilinçli Farkındalık) ile tanışın
Mindfullness yani anın farkında olma ya da bilinçli farkındalık sakin ve tüm önyargılarımızdan arınmış bir şekilde duygu ve düşüncelerimizin, hislerimizin, bedenimizin tüm hareketlerinin, seslerin ve tüm uyaranların farkında olduğumuz bir şimdiki zamanda uyanık olma halidir. Özetle, mevcut anın farkında olduğumuz ve kendimizi yalnızca o ana adadığımız bir uyanıklık halidir bu. İnternet üzerinden de yapabileceğiniz birçok meditasyon ve mindfulness egzesizleriyle anı daha doyumlu yaşayabilir, kaygı veya stres veren durum için otomatik pilottan kendinizi kurtarabilirsiniz.
3) Mizahınızı geliştirin
Mizah, nasıl daha olumlu olunacağı konusunda güçlü bir araçtır. Ayrıca, hayatınızda komik olanı bulmayı öğrenmek ruh halinizi iyileştirmeye, stres ve kaygıyı azaltmaya ve depresyonla savaşmaya yardımcı olabilir. Evet korona ciddi bir hastalık ancak önlem almakla ilgili çok da güzel malzemeler ortaya çıkmadı mı?
4) Çevrenizi pozitif insanlarla donatın
Etrafınızda sürekli dert yakınan ya da bir türlü mutlu olmayan toksik yani zehirli insanlarla olmak bir süre sonra sizi de zehirlemeye başlar. Şu günlerde en çok ihtiyaç duyduğumuz şey motivasyon. Sürekli hastalıktan, ölümlerden, sayılardan rakamlardan bahsetmek yerine evde daha kaliteli vakit geçirmek için uzun zamandır aramadığınız bir arkadaşınızı arayabilir ve özlem giderebilirsiniz. Mutluluk bulaşıcıdır ve mutluluk mutluluk getirir. Sizi destekleyen ve mutlu olan insanlar sizi de mutlu yapar. Mutlu olduğumuzda mutluluk hormonlarımızın salınımı da çok daha yüksek seviyelerdedir. Dolayısıyla ne kadar mutluysak bağışıklık sistemimiz de o kadar destekleniyor demektir. Yani mutlu insanlar hem bedenimize hem ruhumuza iyi geliyor.
5) Dengeli beslenin
Bununla birlikte bu süreci fırsat olarak görüp herhangi bir bilimsel dayanağı olmayan diyet programlarını yapanlar da var. Oysa ki hızlı kilo verdiren birçok sahte diyet programları vücudunuzda ciddi tehlikeler de yaratmaktadır. Bir çok beslenme uzmanı bu süreçte zayıf düşen bedenin bağışıklığı olumsuz yönde etkilediğini söylüyor. Sadece dengeli, sebze-meyve ağırlıklı beslenip evde ya da nerede istersen hafif bir spor rutini yeterli olacaktır.
6) Bir hobi edinin
Yeni bir hobi edinmek göz korkutucu bir görev gibi görünebilir. Pozitif düşünceyi geliştirmek için bir hobi edinmek harika bir başlangıçtır. Öğrenme yaşam boyu bir deneyim olmalı ve bu ilkokul, lise ve üniversite dışında da devam etmeli. Hobiler kişisel gelişimimiz için yaşam boyu öğrenmeye ve deneyimlemeye devam etmenin en iyi yollarından biridir. Edindiğimiz hobilerin pahalı olması gerekmez bu da kendimizi geliştirmek için ideal bir seçenektir. Sevdiğiniz bir şeyin koleksiyonunu yapmak, hiç denemediğiniz bir nakış işlemek, geri dönüşüm videolarını izleyip yeni bir şeyler tasarlamak en basit ve neredeyse ücretsiz birkaç seçenek olabilir. Peki, sizin hobiniz ne olsun?
7) Okumaya mutlaka zaman ayırın
Okumak sadece kendinizi eğlendirmenin bir yolu değildir. Empati kurmayı güçlendirdiği, beyin fonksiyonlarını arttırdığı, sözcük dağarcığını geliştirdiği ve genel ruh halini iyileştirdiği kanıtlanmıştır. Bir kitap kulübüne katılmak sosyal çevrenizi de genişletebilir. Karantina günlerinde bunu yapamasak da sanal kitapları okuyabilir ya da hemen uzun zamandır okumak için fırsat kolladığınız o kitabı sipariş edebilirsiniz.














































































































































































































































































































