
İçindeki Çocuğu Ortaya Çıkarma Vakti
Çocuk tarafımız hayatın heyecanını yakalayan, sonuca değil sürece odaklı kalan, her şeyi merak eden, yaratıcılık konusunda sınır tanımayan yanımız. Ve hepimizin içinde bir yerlerde o çocuklar hala yaşıyor. Bazılarımız bununla daha iyi geçinirken bazılarımız görmezden geliyor. Ama yaşama sevincini yeniden kazanabilmek adına o çocuğa daha çok kulak vermeli, onu daha iyi anlamalıyız gibime geliyor. İşte şimdi sana o minnoşla bağlantı kurmanı sağlayacak taktikler vereceğim. Beni iyi dinle...
Yaşamı izle. Özellikle de yıldızları ve bulutları. Çünkü dünyaya yüksek bir perspektiften bakmak her zaman farklı şeyleri görmeni sağlar. Hayvanları da izle. Onların dünyasında içtenlik var.
Keşif ruhun ayyuka çıksın. Bir yeri, bir kitabı, bir konuyu, bir gizemi keşfet. Yeni bir fikir ve bakış açısı sahibi ol. Denemekten ve yenilikten korkma. Tekdüze hayat sıkıcıdır.
Resim yap, yazı yaz, fotoğraf çek, kendine bir pano hazırla. Ama bir başarı kriterin olmasın. Kendini ortaya koy, çindekileri dök, sonuçları seni bile şaşırtsın. Yani resim yapmanın tadını çıkar, ortaya mükemmel bir şey çıkmasını beklemeyerek.
Oyuncaklarla oyna, parka git, lunaparka git. Basit eğlencenin keyfini çıkar. Hatta defterini kapla, her yere sevdiğin etiketleri yapıştır. Bunun gibi şeyler yap işte. Çizgi film izle.
Çocukluğuna bir mektup yaz. Bir tane de yaşlılığına yaz. Bakalım neler söyleyeceksin, içinden ne gibi sihirli cümleler çıkacak.
Çocuklarla vakit geçir ve onları gözlemle. Her şeye mantıklı cevapları var aslında. Hayata taze bir şekilde bakıyorlar. Bir de oldukça komikler.



































