Pepzine
Aşkın Mırıltısı (2. Bölüm)
Romantik Hikayeler 2 dk okuma

Aşkın Mırıltısı (2. Bölüm)

Gümüş Tasma

Narin içgüdüsel olarak kendini plakçıda buldu. Tanıdığı, hoş bir koku aldı. Atlas yeni çıkıyordu. Onu memnuniyetle takip ederek ilerledi. Atlas Cihangir’de şirin bir evde oturuyordu. Narin onu gözlemledi ama yaklaşmadı. Fakat bu sefer kendini çok daha cesaretli hissettiği bir gerçekti. Daha az düşünüyor, daha çok yaşıyordu. 

Belki de bu yüzden Atlas onu bir anda penceresinde görünce çok şaşırmadı. Gülümseyerek:

“Merhaba.”

Atlas pencereyi açtı. Narin içeri hemen daldı. 

Okşanmak, hoş geldinin en tatlı haliydi. Atlas ona “Nota” demeyi seçti. 

Nota.

Çünkü o geldiğinde ev müzikle dolmuştu. 

Ve artık her gece…

Bir adamla bir kedi sohbet etmeye başladı. Atlas kitap okurken yüksek sesle düşünüyordu. Yeni bestelerini ona çalıyordu. Sessizlikten neden hoşlandığını anlatıyordu. Çocukken kaybettiği babasını anlatıyordu. Turnelere çıkmaktan neden nefret ettiğini… Yalnız otelleri… Boş tren garlarını… Alkış bittikten sonraki sessizliği…

Narin ise onu sessizce dinliyordu. Artık dizlerine kıvrılıp yatabiliyordu da. Bazen patisini elinin üzerine koyuyordu.

Atlas da anlatmaya devam ediyordu.

*


Bir gün plakçıda yine karşılaştılar. Narin Atlas'ı görünce şaşırdı ve kafasında bu durumu nasıl açıklayacağını düşündü. Ama sonra kendi kendine güldü. Açıklamasına gerek yoktu ki. Kedinin o olduğunu zaten bilmiyordu. 

Atlas farkında olmadan şöyle dedi.

“Bu aralar biri beni çok iyi dinliyor.”

Narin gülümsedi.

“Kim?”

“Küçük bir kedi.”

Narin keyfilendi. 

*


Zaman geçtikçe Atlas’ın sohbetleri değişti. Artık kediye Narin’den bahsediyordu. 

“Bugün yine plakçıdaydı.”

“Ne zaman konuşsam zaman duruyor.”

“Ama sanırım benden hoşlanmıyor.”

“Kahve teklifimi reddetti.”

“Belki de ben yanlış anladım.”

Narin’in içi sızlıyordu.Kedi olmak rahattı, güzeldi ama ona insan olarak ulaşmak istiyordu. 

Ertesi sabah aynanın karşısına geçti. Derin nefes aldı.

“Bu akşam söyleyeceğim.” dedi kendine. Söz verdi. 

Ama Atlas’ı görünce…

Yine aynı Narin’di. Yapamadı. Sadece gülümseyip plaklardan bahsetti. 

*

Bu böyle ne kadar gidecek diye merak ederken bir hafta sonra Atlas’tan o haber geldi. Büyük bir turne teklifini kabul etmişti. Bu kez aylarca dönmeyecekti.

Evinde valizini hazırlamaya başlamıştı. Nota’yı son kez görmek istiyordu ama ortalıkta yoktu. Gelmedi. 

“Pekala küçük dostum… Sanırım vedalaşamayacağız.”

Tam kapıyı açacakken…

Camda siyah bir kedi gördü. Ama kedi çatıya doğru zıpladı. Arkasından baktı. Peşinden o da merdivenlerden çatıya çıktı. 

Kedi çatılara çıkar.

Atlas da peşinden.

Ay bütün şehri gümüşe boyamıştı. Büyülü bir hava vardı. 

Kedi dar bir bacanın kenarında durdu. Atlas yavaşça yaklaştı.

“Gel bakalım.”

Tam onu tasmasından tutup kucağına alacağı sırada…

Boynundaki gümüş tasma çatladı. İncecik ışıklar gökyüzüne yükseldi. Rüzgar bir plak iğnesinin çıkardığı hafif cızırtı gibi uğuldadı.

Atlas geri çekildi.

Kedi…

Yavaşça…

Ay ışığının içinde bir kadına dönüştü.

Narin.

Aynı gözler. Aynı utangaç gülümseme. Sadece artık saklanmıyordu. 

Uzun bir sessizlik oldu.

Atlas şaşkınlıkla fısıldadı.

“Demek sendin…”

Narin gözlerini indirdi.

“Özür dilerim. Sana söyleyecektim ama korkuyordum.”

Atlas birkaç adım yaklaştı.

“Beni kandırdığın için değil… Bana en gerçek halini bir kedi olarak göstermek zorunda kaldığın için üzgünüm.” dedi.

Narin’in gözleri doldu. Atlas o ışıltılı haliyle gülümsedi. 

“Ama galiba ben başından beri hep aynı kişiyi seviyormuşum.”

Az sonra sabahın ilk ışıkları görülmeye başladı. İstanbul çatıları aydınlanıyordu. Bir adamla bir kadın yan yana oturuyor ve güneşin doğuşunu izliyorlardı. Kadının bileğinde artık bileklik yoktu. Ama kalbinde büyük bir minnet ve aşk vardı. Adam onunla kaldı. 

Pepapp

Pepapp’ta devam et

Tüm içerikler, döngü takibi ve daha fazlası uygulamada.

Uygulamada Aç