
Şarkı Bitmesin (2. Bölüm)
Saklanan Kalpler
Konserin üzerinden birkaç gün geçmişti. Minji hala o geceyi düşünüyordu. Ji-woon’un gülümsemesi, sesinin titrek yankısı, “Adın ne?” deyişi… Bir hayalin içinde yaşamak gibiydi. Ama hayat, bazen beklenmedik bir mesajla rüyayı gerçeğe dönüştürür.
Telefonuna bir bildirim geldi:
“Merhaba, ben Ji-woon. (Söylememe gerek var sanırım. :)) Kahve içmek ister misin?”
Minji’nin parmakları dondu. “Bu bir şaka olmalı,” diye fısıldadı kendi kendine. Ama mesajdaki küçük ayrıntı —birlikte gülüp geçtiği o “Söylememe gerek var” satırı— sadece ona aitti. Minji heyecanla titredi. Bir masalın içinde yaşıyormuş gibi hissetti.
Bir saat sonra Seul’ün arka sokaklarında sessiz bir kafe. Gözlerden uzak, duvarları pastel renkli, penceresinde yağmur damlaları dans eden bir yer.
Ji-woon kapüşonlu bir sweatshirt giymişti, şapkasını iyice indirmişti. Minji içeri girdiğinde hafifçe başını kaldırdı.
“Geldin,” dedi Ji-woon, gülümseyerek. “Beni bulabileceğini sanmamıştım.”
“Kameralardan saklanan kapüşonlu, şapkalı biri. Kolay buldum aslında.”
Ji-woon kahkaha attı ama gözleri Minji’ye takılı kaldı. O, binlerce yüz arasında bile unutamayacağı bir sadeliğe sahipti.
“Biliyor musun,” dedi yavaşça, ““Sahnede binlerce kişiye şarkı söylerim. Ama o gece ilk defa birine şarkı söyledim.”
Minji panikledi:
“Ben… seni yıllardır izliyorum. Ama o gece sen bana ilk kez baktın.”
Birbirlerine gülümsediler. Dışarıda yağmur şiddetleniyordu. Yağmur camlara vururken iki kahve arasında sessizce bir aşk filizleniyordu.
*
Kahve buluşmasından sonra günler geçti. Ajans, yeni albüm hazırlığı için Ji-woon’u neredeyse stüdyoya kilitlemişti. Her sabah prova, her akşam dans. Ama aralarda -kimsenin fark etmediği küçük anlarda- Ji-woon’un parmakları telefonu buluyordu.
“Bugün de yağmur yağıyor. Keşke sen de burada olsan.”
Minji’nin cevabı hep kısa ama sıcaktı: “Ben zaten oradayım. Şarkılarında.”
Onlar hiç “sevgili” kelimesini söylemediler ama her mesaj o kelimeydi.
Minji üniversiteden sonra küçük bir kütüphanede çalışıyordu. Bazen Ji-woon gizlice gelir, kitapların arasında oturur, maskesinin üstünden gözleriyle onu izler ve gülümserdi. O anlarda Minji, dünyanın en özel sırrını saklayan biri gibi hissederdi kendini. O maske sadece bir kez inmişti. Yakınlaşıp öpüştüklerinde.
Ama idol dünyası merhametsizdi. Yeni menajeri soğuk, dikkatli bakışlarıyla hemen fark etti Ji-woon’daki değişimi. Provalarda gülümseyen, şarkı söylerken daha yumuşak bir ton yakalayan Ji-woon…
“Bu şarkıları birine mi yazıyorsun?” diye sordu alaycı bir sesle.
Ji-woon’un kalbi hızla atmaya başladı ama belli etmedi. O gece Ji-woon, Minji’ye bir not gönderdi:
“Biraz uzak durmamız gerekebilir. Basın yeni menajerle birlikte dikkat kesildi. Ama söz veriyorum, bu sadece geçici.”
Minji telefonu kalbinde tuttu. Sadece o cümleyi okudu, defalarca.
“Uzak.”
*
Bir hafta sonra grubun yeni şarkısı çıktı: Adı “Her Whisper, You." Sözlerini Ji-woon yazmıştı. Hayranlar sosyal medyada deliye döndü: “Ne kadar romantik!” “Bu sözler kime?” Ama Minji ilk dizeden itibaren biliyordu:
“I found your gaze in a sea of light and I sang just to keep you in sight.”
(Işık denizinde senin bakışını buldum ve seni görüş alanımda tutmak için şarkı söyledim.)
O satırlarda kendi nefesini duyar gibi oldu. Artık gizlice buluşamıyorlardı ama şarkılar onları birbirine bağlıyordu. Birinin kalemiyle yazdığı cümle, diğerinin kalbinde yankılanıyordu.
Ve Ji-woon her konserin sonunda yeni şarkıyı söylüyordu. İnsan kalabalığına rağmen gözleri hep aynı kişiyi arıyordu: Bir zamanlar ilk bakışta kalbini yakalayan o utangaç kızı.
Epilog
Her Whisper, You
Şehrin ışıkları sönse de, gözlerin sönmüyor,
Sessizlikte bile kalbin adını söylüyor.
Kalabalıklar, sahneler, alkışlar var,
Ama içimde bir eksik: sensiz her an.
“İyiyim” diyorum dünyaya,
ama mikrofon biliyor yalanımı.
Her nefesimde yankılanan ses,
sadece sensin, yalnızca sen.
Her fısıltı sen,
her söz sen.
Gözlerimi kapatsam bile
şarkım yine sana söyler.
Her kalp atışı sen,
her düş gerçek olur seninle.
Sesim büyüdükçe,
sana biraz daha yaklaşırım.
Işık denizinde senin bakışını buldum,
Zaman durdu, nefesim unuttu akışı.
Her şarkım o geceyi arıyor,
belki bir gün seni bulur yeniden.
Kalabalıklar adımı haykırıyor,
ama sesleri bana ulaşmıyor.
Çünkü ben, her notada,
sadece seni çağırıyorum.
Her fısıltı sen,
her söz sen.
Gözlerimi kapatsam bile
şarkım yine sana söyler.
Her kalp atışı sen,
her düş gerçek olur seninle.
Sesim büyüdükçe,
sana biraz daha yaklaşırım.
Bir gün bu şarkıyı duyarsan,
sessiz bir gecede tek başına,
bil ki bu ses
hala eve dönmeye çalışıyor,
senin olduğun yere.
Her fısıltı… sen.
Her yankı… sen.
Müzik sussa, ışıklar solsa da
ben hala seni fısıldıyorum.








