
"The Odyssey"i İzlemeden Önce Bilmen Gerekenler
Christopher Nolan'ın son filmi "The Odyssey" nihayet vizyona girdi. Biz de savaşçılar, devler, tanrıçalar, türlü türlü sınavlarla dolu bir dünyaya girdik. "The Odyssey" Antik Yunan ozanı Homeros'un "Odysseia" destanının bir uyarlaması aslında. Truva Savaşı'nın ardından kahramanımız Odysseus'un evine dönmeye çalışırken yaşadığı maceraları anlatıyor. Filmi henüz izlemediysen ve izlemeyi planlıyorsan işte bu efsanevi filme dair bilmen gerekenler:
Odyssey’den önce İlyada vardı
Odyssey (Odysseia), Homeros’a atfedilen iki büyük destandan biridir. Diğeri ise İlyada. İlyada, Truva Savaşı’nı anlatırken; Odyssey, savaş bittikten sonra kahraman Odysseus’un memleketi İthaka’ya dönmeye çalıştığı 10 yıllık yolculuğu konu alıyor. Yani Odyssey, aslında İlyada’nın ardından gelen hikaye.
Tam olarak kim bu Odysseus?
İthaka Kralı Odysseus, Antik Yunan mitolojisinin en ünlü kahramanlarından biri. Onu diğer savaşçılardan ayıran şey kas gücü değil, zekası. Hatta Truva Atı fikrini bulan kişinin de Odysseus olduğu anlatılıyor.
Peki, eve dönmesi neden 10 yıl sürmüş?
Çünkü tanrı Poseidon, Odysseus’a büyük bir öfke duyuyor. Yol boyunca fırtınalar, canavarlar, büyücüler, tanrılar ve türlü engellerle karşılaşan Odysseus, her seferinde yeni bir sınav vermek zorunda kalıyor.
Filmde göreceğimiz karakterleri tanıyalım:
Odysseus: İthaka Kralı. Zekası, sabrı ve stratejik düşünme becerisiyle tanınır.
Penelope: Odysseus’un eşi. Yıllarca onun dönmesini beklerken, taliplerini zekice planlarla oyalar.
Telemakhos: Odysseus’un oğlu. Babasını bulmak için kendi yolculuğuna çıkar.
Athena: Bilgelik tanrıçası. Yolculuk boyunca Odysseus’un en büyük destekçisi.
Antinous: Sarayı işgal eden ve tahtta gözü olan, Penelope'nin taliplerinin lideri.
Poseidon: Denizler tanrısı. Odysseus’un eve dönmesini istemeyen en büyük güç.
Kirke (Circe): Büyücü kadın. İnsanları hayvana dönüştürebilen güçlü büyülere sahip.
Kalypso: Odysseus’u yıllarca adasında tutan ölümsüz peri.
Yolculuğun en ilginç yaratıkları:
Polyphemos (Tepegöz): Tek gözlü dev. Odysseus’un zekasıyla alt ettiği en ünlü düşmanlarından biri.
Sirenler: Çoğu kişinin sandığının aksine, ilk anlatımlarda deniz kızı değillerdi. Antik Yunan sanatında genellikle kuş gövdeli, kadın başlı yaratıklar olarak tasvir edilirler. Büyüleyici şarkılarıyla denizcileri ölüme sürüklerler.
Skylla ve Kharybdis: Dar bir boğazın iki yanında yaşayan iki ölümcül tehdit. Biri çok başlı bir canavar, diğeri ise gemileri içine çeken dev bir girdap. Bugün bile “iki kötü seçenek arasında kalmak” anlamında kullanılan güçlü bir metafordur.
Bir de efsaneyle ve filmle ilgili az bilinen ama çok ilginç bilgilere bakalım:
“Odyssey” kelimesi bugün hala uzun, zorlu ve macera dolu yolculuk anlamında kullanılıyor.
Homeros’un gerçekten yaşayıp yaşamadığı kesin olarak bilinmiyor.
Destan yaklaşık 12.000 dizeden oluşuyor.
Penelope, yalnızca “bekleyen eş” değil; zekası ve stratejileriyle de mitolojinin en hayranlık uyandıran karakterlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Odyssey, yüzyıllardır sinema, edebiyat ve oyun dünyasına ilham veren en önemli eserlerden biri.
“The Odyssey”, baştan sona IMAX formatında çekilen ilk uzun metrajlı film. Tamamen gerçek coğrafyalarda çekildi.
Film Yunanistan, İtalya, Fas, İskoçya ve İzlanda’da çekildi. Türkiye’de çekilmese bile Truva Savaşı, Troia Antik Kenti ve Troya Müzesi üzerinden Türkiye’nin antik tarihi ile yakın bir ilişkisi var.
İşte bir Çanakkale gezisi yapmak için bir sürü neden. 🙂




































































































