
Her Yerde Evinde Hissedenlerin 5 Ortak Özelliği
Çok gezen bilir, tabii çok okuyan da. Ama konumuz yola çıkanlar, yer değiştirenler, bulundukları konumdan ayrılıp kilometrelerce uzağa gidenler, haritadaki işaretleri arasında hatırı sayılır boşluklar olanlar yani gezgin ruhlu insanlar. Onları turistlerden ayıran başlıca özellikleri gittikleri her yerde evlerindeymiş gibi hissetmeleri. Yabancılık çekmiyorlar çünkü yerel yaşamın bir üyesi oluyorlar. Evrensel diller aracılığıyla iletişim kuruyorlar. (Mesela kalem işaretiyle hesap istemek. 🙂 ) Bunu bir tatil olarak değil, bir deneyim olarak görüyorlar. Anı biriktirmenin değerinin farkındalar. Bu biraz cesaret istiyor, çokça da macera tutkusu. Sınırları aşmaktan korkmamak için içinde merak ve heyecan kıpırtıları olması gerekiyor. Hepimiz böyle olabilir miyiz? Bu dünyanın bir parçası olduğumuza göre neden olmasın? “Mutluluğun bir seyahat şekli olduğunu unutmayın, bir varış noktası değil.” Roy M. Goodman’ın bu sözü çok güzel bir özet. Eğer gezgin olma konusunda biraz daha ilhama ihtiyacın varsa işte seyahat etmeyi bir yaşam biçimi haline getirmiş ve gittikleri her yerde rahat etmeyi başaran insanların ortak özellikleri:
1- İçlerinde minik birer kaşif vardır. Adeta bir dürbünleri, bir pusulaları eksiktir. Başucu kitapları haritalar, en çok izledikleri dizi gezi videolarıdır. Yeni yerler görmek, yeni insanlar tanımak, yeni tatlar denemek, yeni fotoğraflar çekmek, yeni magnetler almak 🙂 bir istekten ziyade ihtiyaçtır.
2- İçlerinde bir dünya vardır çünkü dünyanın irili ufaklı pek çok noktasında, pek çok kültürü tanımış ve fikir edinmişlerdir. Bu onları daha hoşgörülü, daha barışçıl, daha az yargılayan biri yapar. Vardıkları nokta ise ortaktır: Sınırlar sadece evraklarda, hepimiz dünya vatandaşıyız işte.
3- En büyük yoldaşları kendileridir. Kendilerine güvenir ve gezerek aslında kendilerini tanırlar. Çünkü evinin, şehrinin düzeninden uzaklaşınca ister istemez kendine yaklaşırsın, iç gözlem yaparsın. Yoldayken karşılaştığın her şeyde kendini keşfeder, hayatını değerlendirirsin.
4- Bir gezgin, bir seyyah olmanın türlü avantajı vardır. Mesela daha az stresli olmak, daha planlı olmak, öz güveninin olması gerektiği gibi olması, hayata daha olumlu bir çerçeveden bakmak, yaratıcı fikirler ve çözümler üretmek, aktif bir insan olmak gibi.
5- Gizli bir güçleri vardır: Tek başlarına da seyahat edebilecek kadar korkusuz olabilirler. Zaten bir insan yalnız kalma korkusunu yendiğinde pek çok şeyin de bileğini bükebilir. Güvenli alanları aura sınırlarıdır, ertesi günkü geziyi planlarken kriterleri ise canlarının ne istediğidir.
Ve gezgin ruhu taşıyan insanların her zaman anlatacak komik ve neşeli hikayeleri vardır. Ve seyahat anıları şüphesiz ki iyi bir sohbet konusudur. "Seyahat etmek sizi suskun bırakıyor, sonra sizi bir hikaye anlatıcısı haline dönüştürüyor." Tıpkı Ibn Battuta’nın dediği gibi.
Bunlar sana da ufaktan bir heyecan verdi mi? Gezmek, görmek, kendini daha özgür hissetmek düşüncesi sana da sıcak geldi mi? O zaman belki sen de bir maceracısın. Unutma ki değil ülke, değil şehir, farklı ve yeni bir yoldan yürümek bile sürprizlerle dolu olabilir. Taze bir bakış açısına sahip olmak, ufkunu genişletmek, attığın her adımla birlikte yeniliklere açık hale gelmek paha biçilmezdir. Sen keşfe çıkarken Orkid de her adımında yanında. Hayata karşı merakla dolduğunda, kim olduğunu bulma ya da şekillendirme yolunda rahatça ve cesurca yürümen için.
Sen neredeysen orası evindir, bunu anla. Cesur ol, muhteşem deneyimler yaşa. Ama asla vazgeçme. Yol demek biraz da bu demek aslında. Cesaret et ve göster kendini! Orkid seninle. Buraya tıkla!








